· Makale Gönderme · Makale Değerlendirme
2010, Cilt 1, Sayı 1, Sayfa(lar) 013-020
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Nöroşirürjide Rezeksiyon Cerrahisi ile Stereotaktik Beyin Biyopsilerinde İntraoperatif Tanı - Başarı ve Başarısızlık Ölçütleri
Aydın Sav
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: intraoperatif tanı, frozen section, nöropatoloji, stereotaktik biyopsi, intraoperatif nörositoloji
Özet
Amaç: Sinir sisteminin hastalıklarının cerrahi ve medikal tanı/tedavilerinde kullanılan bir yöntem olan intraoperatif tanı cerrahi rezeksiyon ve stereotaktik girişimlerde kullanılır. İntraoperatif tanı yöntemlerinin özgüllüğü, duyarlığı ve genel doğruluk derecesi tanı / tedaviye katkıda bulunan intraoperatif tanı ölçütlerinin çözümlemesidir.

Materyal: Marmara Üniversitesi Nörolojik Bilimler Enstitüsü Patoloji Laboratuarına 1995-2003 yılları arasında gelen cerrahi rezeksiyon materyali (n=529) ve stereotaktik beyin biyopsilerine (n=368) [toplam=897] İOT'larda kullanılan dokundurma ve ezme preparatlar tekrar değerlendirilmiştir ve İOT'lerle parafin blok tanıları karşılaştırılmıştır.

Bulgular: Rezeksiyon cerrahisi ve stereotaktik biyopsilerde sırasıyla özgüllük %98 / 91, duyarlık %99.2 / 97 ve genel doğruluk derecesi %97.2 / 96.8 dir. Rezeksiyonlarda duyarlığı etkileyen lezyonlar inflamatuar lezyonlar, normal hipofiz, nöronal-glial tümörler, abse iken, stereotaktiklerde reaktif nörosellüler ve nöropil proliferasyonları, abse / serebrit ile infeksiyonlardır. Buna karşılık, özgüllüğü etkileyen lezyonlar ise, rezeksiyon materyalinde metastazlar, ensefalomalasi, lemfoma/lösemi, pilositik astrositoma ile normal nöral dokudur. Ortalama tanı süresi 20.2 dakikadır.

Tartışma: I. Başarısızlıkların çözümlenmesinde neler ile karşılaşılır?

1. tümörün derecesini belirleyen tüm kriterlerin yapılan örneklemede izlenmemesi; 2. tümörün tüm bileşenlerinin örneklenmemiş olması; 3. yüksek dereceli tümörlerde hücre tipinin belirlenmesindeki zorluk; 4. glial tümörlerde vasküler proliferasyonun VEP olarak yorumlanması; 5. klinik ve radyolojik bulguların bildirilmemesi; 6 “radyasyona bağlı atipi”nin tümör olarak yorumlanması; 7. nekroz ve “reaktif atipi” ile seyreden inflamatuar lezyonların tümör olarak yorumlanması; 8. düşük dereceli tümörlerin “reaktif atipi” olarak yorumlanması; 9. Stromadan zengin tümörlerin neoplastik hücrelerinin yaymalara düşmemesidir.

II. Başarısızlıklar nasıl önlenir?

1. Nöroşirurjiyen ve nöroradyolog ile birlikte çalışmalıdır. 2. İyi donanımlı (doku hazırlama teknikleri, ameliyathane-patoloji fizik mekanlarının koordinasyonu) 3. Deneyimli (nöroradyoloji, nöropatoloji bilgi birikimine sahip) bir ekip çalışmasıyla sağlanabilir.

  • Başa Dön
  • Özet
  •